28 Kasım 2009 Cumartesi

Adamsın...





Cassano, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Madrid'de kadınlarla olmak çok daha kolaydı. Otelin en üst katında yaşıyorduk, istediğimizi davet edebiliyorduk. Garson olan bir arkadaşım vardı. Onun görevi, ben seks yaptıktan sonra üç veya dört adet kurazan böreklerinden getirmekti. Merdivenlere geliyordu ve değiş doğuş yapıyorduk: Ben kızı veriyordum, o da bana yemeği veriyordu."

25 Kasım 2009 Çarşamba

Kanalizasyon



Aslında bende filmi lanse edildiği adı gibi yazıp afişin resmini ekleyerek anlatmak isterdim. Ama çok zorlama bir film olmuş. Serbest çağrışımla akla gelen "tuvaletteyiz" gerçek hayatta tutan bir proje olabilirdi ya da "asabiyet meydanı" artık bıktığımız yüzü tv den eskitirdi belki ama bunlar film yapmaya yetmiyor. Her filme atıp tutan Okan bayülgen'in böyle bir film de başrol olması ilginç..

24 Kasım 2009 Salı

Cocukluk...


Cocukken SorarLar ya Baban ne iş yapıyo diye
hep derler ya bakkal,şoför,marangoz bilmem ne ben o soruya eskrim yapıyo bize ordan kazandığı parayla bakıyo demek istedim ama o ne yaptı bankada çalıştı...

OLMAZ OLMAZ DEMEYİN...


Google Her Günün Anlamına uygun Bi Resim Çıkarır Bilindiği Üzere,31 Aralık Günü Yani Benim Doğum Günümde ona uygun Bi şey Çıkarırmı yA :)

Gören Varmı ?


Nerdesin Be MegaSTAR... Gökhan Özen İngilizce Şarkı Söylerken,İsmail yk Facebook Derken Senden Yine Bi kelebek Etkisi Bekliyoruz... yaP Yine 2 kelimeli Bi Şarkı...

Türk KızlaRı...


Ah Yurdumun Saf Kızları...Yıllarca çabalarsın düzgün bi kız bulmak için ama onlar ne yapar; Balık SuratLı,Ağzı 0Rh(+) Kokan bi Adam'a Tapar.Ne Yapalım Bizde mi Kan Emici olalım...

Astaroth

İçimdeki ŞEHVET'e Tercüman oL...

Biri Beni Durdursun


Tam Bir Güney Amerikalı Uzun Saçlar,Çirkin Dişler ve Diğerlerine nazaran Çirkin bi surat...Bi adam Düşünün 13 Maçta 17 Gol atmış ama Sokaktan geçen adam'a sorsan tanımaz...insan avrupa'da oynasın istiyo ama kocaman bi ama var o da acaba afonso alves ve huntelaar gibi kaybolur gider mi ?

OLMAK Ya Da OLMAMAK


Ronaldo belki bu ara piyasada yok ama valencia'da çok piyasada denemez,yeni ronaldo olacak diye verilen onca paranın altında ezilmiş olsa gerek.Sir'e Forlan ve Veron'dan sonra Atılan güzel bi Kazık Daha...

UTANIR İNSAN BÖYLE GÜZEL OLUNUR'Mu ?


Mario Melchiot, kulübün resmi internet sitesinde yaptığı açıklamada "Dün takım halinde taraftarlarımızı üzdüğümüz için kendimizi çok kötü hissediyoruz. Bu yüzden bizi Londra'da yalnız bırakmayan ve bu utanca tanık olan taraftarlarımızın yaptıkları masrafları ödemek istiyoruz. Söylenecek daha fazla bir şey yok. Ama en azından taraftarlarımıza yapacağımız bu ödemeyi bir borç olarak görüyoruz. Artık çalışmalara geri dönerek cumartesi günkü maçla beraber çıkışa geçmek istiyoruz"

22 Kasım 2009 Pazar

Kelimeler Kıfayetsiz kalır ya...

Bakınca her fotoğrafına
Dudaklarım mühürleniyor
Düşünmeden yazar şu hayat acı sonları
Duvarları yosunla dolu
Gönül yine derin yaralı
Kader değil insan acıtır canı

Ne yıldızlar yanar
Yokluğun kör karanlık
Ne de bu gün doğar
Sensizlik benle yaşlanmış en büyük acı
İnan değişmez yerin bende aynı
Ne yağmurlar diner
Gönlümde her bir hücre
Bana seni diler
Sensizlik benle yaşlanmış en büyük acı
İnan değişmez yerin bende aynı

Bana en güzel anları yaşatan
Kalbime değil ömrüme yazılan aşkım
İnan değişmez yerin bende aynı...

16 Kasım 2009 Pazartesi

Kendime Yeni Bir Ben Lazım...

http://www.youtube.com/watch?v=nXp6oTYL5GE

Besame Mucho...



Besame, besame mucho

Comosi fuera esta noche la ultima vez

Besame, besame mucho

Que tengo miedo a perderte

Perderte después

Besame, besame mucho

Como si fuera esta noche la ultima vez

Que tengo miedo a perderte

Besame, besame mucho

Perderte otra vez

Quiero tenerte muy cerca

mirarme en tus ojos

verte junto a mi

Piensa que tal vez

]Manana yo ya estare

Lejos, muy lejos de ti

Besame, besame mucho

Como si fuera esta noche la ultima vez

Besame, besame mucho

Que tengo miedo a perderte

Perderte despues

Besame, Besame mucho

Que tengo miedo a perderte

Perderte despues

Que tengo miedo a perderte

Perderte despues

TÜRKÇE MEALİ...

öp beni , çok öp beni

sanki bu gece son geceymişcesine

öp beni, çok öp beni

seni kaybetmekten korkuyorum

kaybetmekten seni sonra

öpbeni, çok öp

sanki bu gece son geceymişcesine

seni kaybetmekten korkuyorum

öp beni, çok öp

bir kere daha kaybetmek seni!!

bana hep yakın olmanı

gözlerine bakmak

seni benimle görmek istiyorum

belki yarn sabah

senden çok uzaklarda

olacağımı düşün

öp beni, çok öp

sanki bu gece son geceymişcesine

öp beni, çok öp

seni kaybetmekten korkuyorum

seni kaybetmek sonra..

öp beni çok öp

seni kaybetmekten korkuyorum

Güle Güle ' THE MASK

14 Kasım 2009 Cumartesi

Kadınların En Çok Konuştuğu Futbolcular...


1.Cristiano Ronaldo.
2.David Beckham.
3.Steven Gerrard.
4.Marcus BenT(Kesin YanlışlıkVar)

Sıla * Ben elleri neyleyim...


Bütün anılar gözlerimde
Ezberledim sen gittin gideli
Bu ızdırap ah halim harap
Sen bu hale koydun beni

Ah gönlüm kırık ayna
Başım alıp nereye gideyim
Sen bana yar olmadıktan sonra
Ben elleri neyleyim

Hiç mi korkun yoktu Allah'tan
Yalnız koyup döndün geri
İnsaf etsen de geçti artık
O siyah beyaz film bitti

Ah gönlüm kırık ayna
Başım alıp nereye gideyim
Sen bana yar olmadıktan sonra
Ben elleri neyleyim

Bir futbolcunun anatomisi; Andy Selva

Futbol ile ilgileniyorsanız ve sıkı bir San Marino hayranıysanız -ki bu hiç de mantıklı değil- bu fotoğrafı kopyalayp bir yerlere yapıştırın.. Çünkü bu adamı bir daha böyle görmek için uzun süre beklemeniz gerekebilir.. Resimdeki adam Andy Selva.. Bir ülkenin yetiştirdiği en büyük futbolcu olarak kabul ediliyor.. Milli forma için 50'ye yakın maçı ve tam tamına 8 golü var.. Andy Selva San Marino Milli takımının golcüsü. Aslında San Marino'nun hiç bir ulusal turnuva tecrübesi yok, ki bırakın tecrübeyi elemelerdeki performansları bile grubun polyannası olmakan öteye geçemiyor. Grupta hangi takımın golü yoksa ya da puanı yoksa içerde dışarda San Marino'yu yener hem 6 puan alır hemde bol bol gol atar. Andy Selva ise farklı bir açıdan bakmış olaya. O pekala gidebileceği ikinci bir durak olsa bile ülkesini seçmiş..Çünkü O amatör topçularıyla soyunma odasından çıkarken onuruyla mücadele edeceğine and içen ve yine o soyunma odasına bol gollü hayal kırıklıkları ile dönen bir ülkenin yetiştirdiği en önemli golcü. Aslında Selva'nın kulüp kariyeri epey iyi sayılır milli formaya nazaran. İki yıl boyunca attığı goller ve futboluyla ilk denemede Serie B'nin kapısından dönen Sassuolu'nun tarihinde ilk kez Serie B'ye çıkmasını sağlaması O'nu kulüp tarihinde unutulmazlar arasına soktu. İki forma iki kariyer ve bir oyuncu.. Andy Selva'nın ilginç öyküsü. Hep elinde ofsayt bayrağı ile beklemiş hayat..

Pele vs Maradona

İki tarafta birbirini çizgileri aşmadan onurlandırıyor fakat iş hangisinin en iyi olduğu konusuna gelince ipler kopuyor.. Pele 60'lı yılların buldozer Brezilya'sının başrol aktörü gibiydi ama takıma bakıldığında birçok da başarılı oyuncu vardı ardında.. Maradona ise futbolun daha savaşçı bir yapıda oynanmaya başladığı 80 kuşağının robin hood rolündeki oyuncusuydu. Pele bir bakıma Santos formasıyla Brezilya'da hiç riske girmeden oynuyordu. Asla Avrupa piyasasına çıkmayı düşünmemişti mesela.. Maradona ise Napoli'de efsane 10 olmuştu. Kime sorsanız İtalya, ispanya gibi ligleri Brezilya ligine tercih eder.. Ha bir de Amerika macerası var Pele'nin.. Yasin Özdenak'ın kalecilik yaptığı Cosmos'ta.. Pele'ye göre her yer çamurluydu topa vurmak zordu ofsayt tartışmaları olsa da attığı her gol en iyisiydi. Maradona ise tek başına takımını şampiyon yapabilen bir oyuncuydu. Tek ihtiyacı olan şey Tanrı'nın eliydi.. Aslında en iyi açıklamayı belki de asi adam Cantona yapmış.. "Maradona her zaman en iyi olacak.aralarındaki en can alıcı fark Maradona'nın etrafında iyi oyuncuların olmaması ve takımı tek başına sırtlamasıydı.Eğer Maradona'yı Arjantin'den çıkarsaydınız 1986 da o takım asla dünya kupası kazanamazdı.Fakat Brezilya Pele olmadan da kazanabilirdi. O asla yalnız değildi.."
Bu tartışma yıllar boyu sürer gibi ta ki en iyisi gelene dek..

13 Kasım 2009 Cuma

Lopez iş başında..

Lyon taraftarı Benzema'yı çoktan unuttu. O'na zaman zaman kiralık katil diyorlarmış Fransa'da. Aslında gol atma yeteneği ve hırsı çok önceden belliymiş. Racing Club'ta attığı onlarca golden sonra yaptığı sevinç gösterisiyle bir hatıra Lisandro Lopez...

tabutta röveşata

Derviş Zaim'in müthiş resitali.Mutlaka izlenmeli.. Az aslında çoktur, çok ise aslında hiç yoktur.

unutmak mümkün mü?


UEFA ve FIFA bir araştırma yapmış.. Takımların yüksek paralarla transfer ettiği ama sonra davalık olduğu oyuncuları listelemiş.. Birden aklıma Türkiye'deki transferler geldi.. UEFA çok örnek isim vermiş. Hatta ilginçtir Veron'u bile Manchester için kazık ve yetersiz bulmuşlar. Aynı şekilde Crespo'yu ve Sheva'yı Chelsea için fiyasko olarak nitelendirmişler.. Aslında onlar transfer görmemiş. Transfer bizim kulüplerden sorulur.. Aklıma ilk gelen uzun saçlı, Desperado çakması müthiş Arjantinli Nartallo oldu. Beşiktaş o zamanlar kıyameti koparmıştı Arjantinli Milli golcü diye. Sonradan anlaşıldı B milli takımında oynamış 22 kez. Neyse o da milli forma bir yerde.. Beşiktaş'ta bir iki maç oynadıktan sonra herkes şaşırdı. Çünkü yıldız dedikleri adam tam bir kazma çıkmıştı. Nartallo akıllarda bir Fenerbahçe maçında attığı iki süper gol ve Petrolofisispor'da kısa saçlı isyankar hali ile kaldı. Galatasaray'lı olup ta İorfa'yı bilmeyen yoktur herhalde. 18 ay boyunca oynadığı Falkirk takımında hiç gol atamadan kovulduktan sonra southend United'a kardeşi Daniel İorfa ile beraber transfer olur. O'nu tanımamız ise Tchami'yi almak için zenciler diyarına giden Galatasaray sayesinde olur. İlk zamanlar hiç gol atamaz sahada adım bile atamaz İstanbul soğuk der sonraları aslında 400 metre koşuculuğundan futbola kayak geçiş yaptığı anlaşılır. Bir rivayet Hayro'ya bile gol atamadığı için Florya'dan kovulur. Rize'de oynamış olan ibrahima Ba' da akıllarda yerini almıştır herhalde.. Bolton'dan Rize'ye gelen Ba sadece 48 dakika sahada kalıp Milan'a transfer olarak son noktayı iyi koymuştur. Galatasaray'ın imza attığı tamas-bratu-petre üçlemesi, İlie'nin Galatasaray'da çuvalla gol atmasından sonra kan çeker diyip F.Bahçe'nin kardeşi Sabin İlie'yi alıp döve döve kovması, Yine F.bahçe'nin binbir güçlükle aldığı ve hemen şutladığı Simao, Rebrov,Wagenhaus akıllarda yer etmiştir. Beşiktaş'ın manessero'su, Higuain'i, Mrkela ve Ohen ve tabii ki gordon'u da unutulmaz. Trabzon'a gelen liçkin, Cemalouri, Shaaka, misse misse'de hafızalarda yer alır.. Kimler geçmedi ki bu ligten? Avrupa gol kralı Fofana karşıyaka semalarında görüldü, 37'lik Almaguer floryada takıldı. FIFA fiyasko transferi Türklere sormalı belki de..

Ankaragücüme gitti bu transfer!

Ankaragücü'ne imza atmak için geldiğinde yaklaşık 3000 taraftar karşılamıştı Vassell'i.. Hatta Premier lig'te ununu elemiş eleğini asmış Vassell için yapılan bu karşılama ingilizleri bile güldürmüştü.. Öyle ya 22 kez Milli takımda oynamış, Aston Villa ve Manchester City formaları ile süper performanslar sergilemiş biri nasıl olur da düyanın en memur şehri Ankara'ya gelirdi ki? Kardeşim hadi Premier Lig'te miyadın doldu anladık alt ligler'de ona ne bileyim İskandinav ülkelerine git. Ersen Martin bile Huelva'da oynadı be, Bülent Akın'ın bile oynadığı Premier Lig'ten kalk Ankaragücü'ne gel.. Gerçi ilk zamanlar işler güzel gidiyordu. Vassell arka arkaya ingilizvari iki sert plaseyi dar açıdan ağlara yollayınca gece kondu havalara uçmuştu sevinçten. Derken birden fırtına koptu. Hikmet Karaman'ın Mourinho'yu gölgede bırakan mukavelesi çıktı ortaya, Vassell paramı alamıyorum diye dert yandı.. Hop bir haber geldi Vassell kaldığı otelden de apar topar çıkarılmış. Kendi parasıyla başka bir otele yerleşmiş.. Aslında Vassell derhal ülkesine gitmeli hemde geldiği gibi tek bavulla.. Yoksa dolmuş durağında kahyalık yaparken, parkta çakma adidas saat satarken görmek istemiyoruz O'nu..
Ne garip hikaye ama.. Bir zamanlar batan ayak tırnağını matkapla koparması gündeme damga vurmuştu ingiliz gazetelerinde, şimdi de bu transfer hikayesi.. Tam bir Türk işi.. Gelişi muhteşem olmuştu ama gidişi suskun olacak gibi. Derhal gol sıkıntısı çeken Trabzonspor kapmalı bu adamı. Ama Kevin Campbell duymasın işi bozar gibi geliyor bana..Olmadı çeker gider Vassell, öyle ya Ankara'nın en güzel yanı İstanbul'a dönüştür derler..

el Clasico çok yakında sinemalarda..

İspanyollar farklı bir uygulamaya adım attı.. 29 Kasım 2009'da oynanacak Barcelona Real Madrid maçı bir çok anlam taşıyor.. Transfer rekortmeni Real ile makine düzeni gibi tıkır tıkır işleyen Barca kozlarını paylaşacak. Real geçen yılki 6-2 'nin intikamını almaya çalışacak, Barca ise Noucamp'da yine gülmek isteyecek. Ronaldo ve Kaka herşeye rağmen olası kötü sonuçta tartışılmaya başlanacak. Benzema gol atamazsa ipi çekilecek, hatta kupadan elendikten sonra suyu ısınan pellegrini belki kovulacak.. Ama maçın asıl ilginç yanı çok hoş bir uygulamaya tabii tutulacak olması.. El Clasico İspanya'da ki tüm sinemalarda canlı yayında vizyonda olacak. Üstelik şimdiden en güzel maçlardan hazırlanan fragmanlar film öncelerinde dönmeye başlamış bile..

Kısa bir not; fiyatlar standart film fiyatında olacakmış ve sinema salonunda sessizliğin aksine tezahürat serbest olacakmış.. Her türlü kabuklu yemişle salona girilebilecekmiş.. Gerçekten el clasico buna denir..

İBRACADABRA VE DÖVMELERİ




Fransız kalmak...




MevlüT Erdinç Vs Hoarau...
Bir Türk Dünya'ya bedel diye boşa dememişler...
Sen Git Fransa'da Fransız Adamı kulübe'ye Mahkum Et...

12 Kasım 2009 Perşembe

zeminin AZİZ'liği



"Uruguay'da pek yağmura alışık değildim. Alex Ferguson ıslak zeminde kaymamam için,uzun çivili kramponlarla oynamamı istemişti ama ben kısa çiviliyle daha rahat ediyordum..Maç öncesi değistircem dedim ama değiştiremedim ve Chelsea maçında kale önünde kayıp düşerek mutlak bir golü kaçırdım. Devre arasında hemen soyunma odasına koşup,kramponları değiştirecektim ki,Ferguson beni yakaladı ve değiştirdi sonra da
kramponlarımı fırlatıp attı..Bu Manchester United formasıyla son maçım oldu...Artık hiçbir golün anlamı yok belki de.." Diego Forlan 2008 altın ayakkabı sahibi gol kralı

herşey bir AHN'da bitti..



2002 Dünya Kupasında İtalya'ya attığı altın gol sonrası bir daha kendisinden haber alınamamıştı..Ahn Jung Hwan attığı bu altın gol yüzünden o yıllarda formasını giydiği hemde formda olduğu bir dönemde Perugia'dan kovulmuştu..Bu gol koskoca bir ülkeyi sevince boğarken Ahn'ın hayatı tepe takla olmuştu..Daha sonra kısa bir Duisburg macerası yaşamış. Gel gör ki eski günlerdeki gibi değilmiş Ahn...O malum gol sonrası, o zamanki Perugia kulübü başkanı,
Alessandro Gaucci "Ahn'ı bir daha görmek istemiyorum,onu kucaklayan bir ülkeye saldırdı"..Perugia kulübünün sahibi ,Ricardo Gaucci "Ahn iyi bir oyuncu olabilir ama beni ilgilendirmiyor.Bizi eleyen bir adamı para vererek kurtaracak değilim"
ve Perugia'nın o dönemki teknik direktörü namı diğer İtalyan usulü Yılmaz Vural,
Sergio Cosmi; "Onun yerine herhangi bir İtalyan'ı oynatmayı tercih ederim" der..
Ahn ise sadece görevini yapmıştı...Ama bazen hayat çok acımasız oluyor nedense..
Ahn şuanda Çin gibi bir yerde lige benzer uygulamada geçen sezonu 14.tamamlayan
Dalian Shine takımının formasını giyiyor.. Pek de gol atamıyor.Perugia ise İtalya'da cehennemin dibinde, 3.tekmede.. Serie C'de

Peki acaba kaderin bir oyunu mu bu? Yoksa bir kelebek etkisi mi?

Mido evine döndü



Roma, Tottenham, Wigan derken bir zamanlar paylaşılamayan Mido sessiz sedasız ülkesine döndü.. Artık Mısır'ın galacticos'u Zamelek için ter dökecek..

tanıdınız mı



Kel değil.. Uçan kafa atacak gibi de bakmıyor.. Büyük ihtimalle Materazzi ile de henüz tanışmadılar.. Geçmişten bir Zidane hatırası..

Sahibinden satılık; SON model Mario Jardel



Altın ayakkabı, Brezilya Milli Takımı, Avrupa şampiyonluğu.. Ama bazen bunlar bir futbolcu için yeterli olmuyor.. Bir önceki yıl Criciuma için ayda 6000 euro'ya ter döken ve ara sıra gençliğinden resitaller sunan süper Mario bir kademe daha vites küçülttü.. Süper Mario ayda 4000 euro'ya Atletico Ferraviaro için ter dökecek.. Galatasaray macerasından sonra Lizbon, Bolton, Ancona, Alaves,Beria Mar, Famagusta, Newcastle jets, Newells old Boys, Criciuma ve şimdi de Ferraviaro.. Mario ne zaman gol diye ayağa kalksa elinde ofsayt bayrağı ile bekledi hayat...

Latin karacaoğlan : EL MARIACHI by Roberto Rodriguez


bir klinik, bir litre kan ve 7000 dolar.. Roberto Rodriguez ilk filmi El Mariachi'yi çekebilmek için bir kliniğe giderek bir litre kan vermiş ve karşılığında aldığı 7000 dolar almış. Bu belki bir litre kan için fazla görülebilir ama film için oldukça az. Hatta filmde kamerayı kaydırmak için aynı klinikten bir de tekerlekli sandalye ödün'çalmış.. Tabii bunu çok sonra açıklamış..

"Elimdeki gitarım ama sen yine de gitar kabının içindekini hiç sorma"

Meksika'da gezerek şarkı söyleyerek ve aşkı acısı dindirerek görevini yapan bir kiralık katil ve onun öyküsü. Desperado ve Bir zamanlar Meksika'da üçlemesinin ilk ayağı.. Tahmin edilenden fazla başarı yakalayan film sonrası Rodriguez imzasını çok sert ve kalıcı attı : Hollywood denen yerin anasını s....m Derhal bir kamera bulun ve aklınızda ne varsa çekin..!

10 Kasım 2009 Salı

Stéphane Sessegnon




Psg-NiCe Maçında Çektiği Şutta Sonra Bu adamı YayınLamak İsTEdim (=

Mahşerin Dört Atlısı...





Çocuklarını anlamayan ailelere kesinlikle bir kez izletilmesi gereken film...


Quentin Tarantino Saygıyla sunar.