Cassano, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Madrid'de kadınlarla olmak çok daha kolaydı. Otelin en üst katında yaşıyorduk, istediğimizi davet edebiliyorduk. Garson olan bir arkadaşım vardı. Onun görevi, ben seks yaptıktan sonra üç veya dört adet kurazan böreklerinden getirmekti. Merdivenlere geliyordu ve değiş doğuş yapıyorduk: Ben kızı veriyordum, o da bana yemeği veriyordu."
28 Kasım 2009 Cumartesi
Adamsın...
Cassano, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Madrid'de kadınlarla olmak çok daha kolaydı. Otelin en üst katında yaşıyorduk, istediğimizi davet edebiliyorduk. Garson olan bir arkadaşım vardı. Onun görevi, ben seks yaptıktan sonra üç veya dört adet kurazan böreklerinden getirmekti. Merdivenlere geliyordu ve değiş doğuş yapıyorduk: Ben kızı veriyordum, o da bana yemeği veriyordu."
25 Kasım 2009 Çarşamba
Kanalizasyon

Aslında bende filmi lanse edildiği adı gibi yazıp afişin resmini ekleyerek anlatmak isterdim. Ama çok zorlama bir film olmuş. Serbest çağrışımla akla gelen "tuvaletteyiz" gerçek hayatta tutan bir proje olabilirdi ya da "asabiyet meydanı" artık bıktığımız yüzü tv den eskitirdi belki ama bunlar film yapmaya yetmiyor. Her filme atıp tutan Okan bayülgen'in böyle bir film de başrol olması ilginç..
24 Kasım 2009 Salı
Cocukluk...
OLMAZ OLMAZ DEMEYİN...
Gören Varmı ?
Türk KızlaRı...
Biri Beni Durdursun
OLMAK Ya Da OLMAMAK
UTANIR İNSAN BÖYLE GÜZEL OLUNUR'Mu ?

22 Kasım 2009 Pazar
Kelimeler Kıfayetsiz kalır ya...
Bakınca her fotoğrafına
Dudaklarım mühürleniyor
Düşünmeden yazar şu hayat acı sonları
Duvarları yosunla dolu
Gönül yine derin yaralı
Kader değil insan acıtır canı
Ne yıldızlar yanar
Yokluğun kör karanlık
Ne de bu gün doğar
Sensizlik benle yaşlanmış en büyük acı
İnan değişmez yerin bende aynı
Ne yağmurlar diner
Gönlümde her bir hücre
Bana seni diler
Sensizlik benle yaşlanmış en büyük acı
İnan değişmez yerin bende aynı
Bana en güzel anları yaşatan
Kalbime değil ömrüme yazılan aşkım
İnan değişmez yerin bende aynı...
16 Kasım 2009 Pazartesi
Besame Mucho...
Besame, besame mucho
Comosi fuera esta noche la ultima vez
Besame, besame mucho
Que tengo miedo a perderte
Perderte después
Besame, besame mucho
Como si fuera esta noche la ultima vez
Que tengo miedo a perderte
Besame, besame mucho
Perderte otra vez
Quiero tenerte muy cerca
mirarme en tus ojos
verte junto a mi
Piensa que tal vez
]Manana yo ya estare
Lejos, muy lejos de ti
Besame, besame mucho
Como si fuera esta noche la ultima vez
Besame, besame mucho
Que tengo miedo a perderte
Perderte despues
Besame, Besame mucho
Que tengo miedo a perderte
Perderte despues
Que tengo miedo a perderte
Perderte despuesTÜRKÇE MEALİ...
öp beni , çok öp beni
sanki bu gece son geceymişcesine
öp beni, çok öp beni
seni kaybetmekten korkuyorum
kaybetmekten seni sonra
öpbeni, çok öp
sanki bu gece son geceymişcesine
seni kaybetmekten korkuyorum
öp beni, çok öp
bir kere daha kaybetmek seni!!
bana hep yakın olmanı
gözlerine bakmak
seni benimle görmek istiyorum
belki yarn sabah
senden çok uzaklarda
olacağımı düşün
öp beni, çok öp
sanki bu gece son geceymişcesine
öp beni, çok öp
seni kaybetmekten korkuyorum
seni kaybetmek sonra..
öp beni çok öp
seni kaybetmekten korkuyorum
14 Kasım 2009 Cumartesi
Sıla * Ben elleri neyleyim...

Bütün anılar gözlerimde
Ezberledim sen gittin gideli
Bu ızdırap ah halim harap
Sen bu hale koydun beni
Ah gönlüm kırık ayna
Başım alıp nereye gideyim
Sen bana yar olmadıktan sonra
Ben elleri neyleyim
Hiç mi korkun yoktu Allah'tan
Yalnız koyup döndün geri
İnsaf etsen de geçti artık
O siyah beyaz film bitti
Ah gönlüm kırık ayna
Başım alıp nereye gideyim
Sen bana yar olmadıktan sonra
Ben elleri neyleyim
Bir futbolcunun anatomisi; Andy Selva
Futbol ile ilgileniyorsanız ve sıkı bir San Marino hayranıysanız -ki bu hiç de mantıklı değil- bu fotoğrafı kopyalayp bir yerlere yapıştırın.. Çünkü bu adamı bir daha böyle görmek için uzun süre beklemeniz gerekebilir.. Resimdeki adam Andy Selva.. Bir ülkenin yetiştirdiği en büyük futbolcu olarak kabul ediliyor.. Milli forma için 50'ye yakın maçı ve tam tamına 8 golü var.. Andy Selva San Marino Milli takımının golcüsü. Aslında San Marino'nun hiç bir ulusal turnuva tecrübesi yok, ki bırakın tecrübeyi elemelerdeki performansları bile grubun polyannası olmakan öteye geçemiyor. Grupta hangi takımın golü yoksa ya da puanı yoksa içerde dışarda San Marino'yu yener hem 6 puan alır hemde bol bol gol atar. Andy Selva ise farklı bir açıdan bakmış olaya. O pekala gidebileceği ikinci bir durak olsa bile ülkesini seçmiş..Çünkü O amatör topçularıyla soyunma odasından çıkarken onuruyla mücadele edeceğine and içen ve yine o soyunma odasına bol gollü hayal kırıklıkları ile dönen bir ülkenin yetiştirdiği en önemli golcü. Aslında Selva'nın kulüp kariyeri epey iyi sayılır milli formaya nazaran. İki yıl boyunca attığı goller ve futboluyla ilk denemede Serie B'nin kapısından dönen Sassuolu'nun tarihinde ilk kez Serie B'ye çıkmasını sağlaması O'nu kulüp tarihinde unutulmazlar arasına soktu. İki forma iki kariyer ve bir oyuncu.. Andy Selva'nın ilginç öyküsü. Hep elinde ofsayt bayrağı ile beklemiş hayat..
Pele vs Maradona
İki tarafta birbirini çizgileri aşmadan onurlandırıyor fakat iş hangisinin en iyi olduğu konusuna gelince ipler kopuyor.. Pele 60'lı yılların buldozer Brezilya'sının başrol aktörü gibiydi ama takıma bakıldığında birçok da başarılı oyuncu vardı ardında.. Maradona ise futbolun daha savaşçı bir yapıda oynanmaya başladığı 80 kuşağının robin hood rolündeki oyuncusuydu. Pele bir bakıma Santos formasıyla Brezilya'da hiç riske girmeden oynuyordu. Asla Avrupa piyasasına çıkmayı düşünmemişti mesela.. Maradona ise Napoli'de efsane 10 olmuştu. Kime sorsanız İtalya, ispanya gibi ligleri Brezilya ligine tercih eder.. Ha bir de Amerika macerası var Pele'nin.. Yasin Özdenak'ın kalecilik yaptığı Cosmos'ta.. Pele'ye göre her yer çamurluydu topa vurmak zordu ofsayt tartışmaları olsa da attığı her gol en iyisiydi. Maradona ise tek başına takımını şampiyon yapabilen bir oyuncuydu. Tek ihtiyacı olan şey Tanrı'nın eliydi.. Aslında en iyi açıklamayı belki de asi adam Cantona yapmış.. "Maradona her zaman en iyi olacak.aralarındaki en can alıcı fark Maradona'nın etrafında iyi oyuncuların olmaması ve takımı tek başına sırtlamasıydı.Eğer Maradona'yı Arjantin'den çıkarsaydınız 1986 da o takım asla dünya kupası kazanamazdı.Fakat Brezilya Pele olmadan da kazanabilirdi. O asla yalnız değildi.."13 Kasım 2009 Cuma
Lopez iş başında..
unutmak mümkün mü?
Ankaragücüme gitti bu transfer!
el Clasico çok yakında sinemalarda..
İspanyollar farklı bir uygulamaya adım attı.. 29 Kasım 2009'da oynanacak Barcelona Real Madrid maçı bir çok anlam taşıyor.. Transfer rekortmeni Real ile makine düzeni gibi tıkır tıkır işleyen Barca kozlarını paylaşacak. Real geçen yılki 6-2 'nin intikamını almaya çalışacak, Barca ise Noucamp'da yine gülmek isteyecek. Ronaldo ve Kaka herşeye rağmen olası kötü sonuçta tartışılmaya başlanacak. Benzema gol atamazsa ipi çekilecek, hatta kupadan elendikten sonra suyu ısınan pellegrini belki kovulacak.. Ama maçın asıl ilginç yanı çok hoş bir uygulamaya tabii tutulacak olması.. El Clasico İspanya'da ki tüm sinemalarda canlı yayında vizyonda olacak. Üstelik şimdiden en güzel maçlardan hazırlanan fragmanlar film öncelerinde dönmeye başlamış bile.. Fransız kalmak...
12 Kasım 2009 Perşembe
zeminin AZİZ'liği
"Uruguay'da pek yağmura alışık değildim. Alex Ferguson ıslak zeminde kaymamam için,uzun çivili kramponlarla oynamamı istemişti ama ben kısa çiviliyle daha rahat ediyordum..Maç öncesi değistircem dedim ama değiştiremedim ve Chelsea maçında kale önünde kayıp düşerek mutlak bir golü kaçırdım. Devre arasında hemen soyunma odasına koşup,kramponları değiştirecektim ki,Ferguson beni yakaladı ve değiştirdi sonra da
kramponlarımı fırlatıp attı..Bu Manchester United formasıyla son maçım oldu...Artık hiçbir golün anlamı yok belki de.." Diego Forlan 2008 altın ayakkabı sahibi gol kralı
herşey bir AHN'da bitti..

2002 Dünya Kupasında İtalya'ya attığı altın gol sonrası bir daha kendisinden haber alınamamıştı..Ahn Jung Hwan attığı bu altın gol yüzünden o yıllarda formasını giydiği hemde formda olduğu bir dönemde Perugia'dan kovulmuştu..Bu gol koskoca bir ülkeyi sevince boğarken Ahn'ın hayatı tepe takla olmuştu..Daha sonra kısa bir Duisburg macerası yaşamış. Gel gör ki eski günlerdeki gibi değilmiş Ahn...O malum gol sonrası, o zamanki Perugia kulübü başkanı,
Alessandro Gaucci "Ahn'ı bir daha görmek istemiyorum,onu kucaklayan bir ülkeye saldırdı"..Perugia kulübünün sahibi ,Ricardo Gaucci "Ahn iyi bir oyuncu olabilir ama beni ilgilendirmiyor.Bizi eleyen bir adamı para vererek kurtaracak değilim"
ve Perugia'nın o dönemki teknik direktörü namı diğer İtalyan usulü Yılmaz Vural,
Sergio Cosmi; "Onun yerine herhangi bir İtalyan'ı oynatmayı tercih ederim" der..
Ahn ise sadece görevini yapmıştı...Ama bazen hayat çok acımasız oluyor nedense..
Ahn şuanda Çin gibi bir yerde lige benzer uygulamada geçen sezonu 14.tamamlayan
Dalian Shine takımının formasını giyiyor.. Pek de gol atamıyor.Perugia ise İtalya'da cehennemin dibinde, 3.tekmede.. Serie C'de
Peki acaba kaderin bir oyunu mu bu? Yoksa bir kelebek etkisi mi?
Mido evine döndü
tanıdınız mı
Sahibinden satılık; SON model Mario Jardel
Altın ayakkabı, Brezilya Milli Takımı, Avrupa şampiyonluğu.. Ama bazen bunlar bir futbolcu için yeterli olmuyor.. Bir önceki yıl Criciuma için ayda 6000 euro'ya ter döken ve ara sıra gençliğinden resitaller sunan süper Mario bir kademe daha vites küçülttü.. Süper Mario ayda 4000 euro'ya Atletico Ferraviaro için ter dökecek.. Galatasaray macerasından sonra Lizbon, Bolton, Ancona, Alaves,Beria Mar, Famagusta, Newcastle jets, Newells old Boys, Criciuma ve şimdi de Ferraviaro.. Mario ne zaman gol diye ayağa kalksa elinde ofsayt bayrağı ile bekledi hayat...
Latin karacaoğlan : EL MARIACHI by Roberto Rodriguez

bir klinik, bir litre kan ve 7000 dolar.. Roberto Rodriguez ilk filmi El Mariachi'yi çekebilmek için bir kliniğe giderek bir litre kan vermiş ve karşılığında aldığı 7000 dolar almış. Bu belki bir litre kan için fazla görülebilir ama film için oldukça az. Hatta filmde kamerayı kaydırmak için aynı klinikten bir de tekerlekli sandalye ödün'çalmış.. Tabii bunu çok sonra açıklamış..
"Elimdeki gitarım ama sen yine de gitar kabının içindekini hiç sorma"
Meksika'da gezerek şarkı söyleyerek ve aşkı acısı dindirerek görevini yapan bir kiralık katil ve onun öyküsü. Desperado ve Bir zamanlar Meksika'da üçlemesinin ilk ayağı.. Tahmin edilenden fazla başarı yakalayan film sonrası Rodriguez imzasını çok sert ve kalıcı attı : Hollywood denen yerin anasını s....m Derhal bir kamera bulun ve aklınızda ne varsa çekin..!

















